Ana Sayfa |  Impressum |  Giriş Sayfam Yap

Engel'SİZ'siniz (12.12.2015)

Ülkemizde yapılan araştırmalara göre her 10 evden 2`sinde engelli kardeşlerimiz bulunmaktadır. Bu oran bölgeden bölgeye farklılık göstermektedir. İşin iç acıtan kısmı ise bazı yerlerde rehabilitasyon merkezlerine gönderilen bedensel engelli insanların ailelerinin %60'ı evlatlarına sadece devlet yardımı için bakıyormuş gibi davranmaktadır. Giyim, beslenme ve beden temizlikleri ile ilgilenilmediği görülmektedir.Bizde bu konuya dikkat çekmek için mücadele edelim ve toplumumuzu bilinçlendirelim. Bu çalışmalarımızın verimli olabilmesi için aşağıda yazdığım tiyatro oyununa ve ilgili oyunlara gitmeye özen gösterelim. Bu konu hakkında yazılan yazı,makale ve köşe yazılarını takip edelim. Aşağıda yazdığım yazıda, engellilerle ilgili yaşanmış olaylarla size bilinçlendirmeyi ve düşündürmeyi amaçlamaktayım. Umarım okuduğunuz yazı ve izlediğiniz oyun gibi aktiviteler size, toplumumuza bir şeyler kazandırır. Siz Sol Ayağım adlı filmi izlediniz mi? Film 1989 yapımı sinema filmidir. Doğuştan beyin felçli olduğu için sadece sol ayağını kullanabilen İrlandalı yazar Christy Brown'un aynı adı taşıyan kitabından uyarlanmış gerçek bir yaşam öyküsüdür. Christy Brown’un ölümünden tam 9 yıl sonra çekildi. Bu adamın yazdığı romandan uyarlanan film birçok ödüle layık görülmüştür. Peki ya Nick Vujicic biliyor musunuz bu adamın eli ve ayakları yoktur ve yaşama dair hiçbir engeli yoktur çünkü o engellerin aslında zihninde olduğunu biliyordu. Nick Vujicic yüzebiliyor, tekne kullanabiliyor, futbol oynayabiliyor ve hatta kaleye geçebiliyor her ne kadar kaleye geçtiği zaman fazlaca gol yiyor olsa da. Bulunduğu ülkede gençlerin hayatlarına, akıllarına ben yapamam, edemem ve başaramam gibi engeller koyulmasını engellemek için, onları bilinçlendirmek için konferanslar veriyor, konuşmalar yapıyor. Peki ya Oscar Pistorius' u biliyor musunuz ? Bu adam 100, 200 ve 400 metrede dünya rekorunun sahibi ve karbon fiber yapay protez bacakları yardımıyla koşuyor. Yukarıda saydıklarım dünya üzerinde sadece birkaç örnekti. Peki biz sağlıklı insanlar ne yapıyoruz? Zihnimizde kendimize engel koymaktan başka ne yapıyoruz? Sorun aslında o kadar büyük ki fark edemiyoruz bile. Sürekli şikayet etmemiz, verilenlerden razı olmamamız ve şükretmememiz bize neleri kaybettiriyor hiç düşündünüz mü? Sabah kalkıp gözlerinle güneşi gördüğüne, bakkala koşarak yumurta almaya gidebildiğine, fırından aldığın ekmeğin elinde oluşturduğu sıcaklığı hissedebildiğine, düşünüp bir karar verdiğinde ve verdiğin kararı uygulayabildiğine göre, özgür iradeni kullanabildiğine göre engel yok demektir. Bir beden engelin olmadığı halde seni şükürden ve namazdan alıkoyan ne? Bulunduğum şehirde -20 derece de bir gece misafirlikten dönüyordum. Serviste elindeki kağıda gömülmüş bir şeyler ezberleyen bir genç adamın yanına oturdum. Kısa süre sonra tanıştığım bu genç tiyatro ile ilgilendiğini ve oynayacağı oyunda ise bir engelliyi canlandırdığını söyledi. Eskiden benim de tiyatro ile ilgilendiğimi öğrenince prova yaptıkları yere davet etti. Beraber prova yapılan yere gidince aklımda sahnesi olan bir çalışma yeri kurarken karşıma daha önce defalarca önünden geçtiğim kolye vb. şeyler üreten bir dükkanda kare bir masa etrafında toplanmış provaya odaklanan insanları gördüm. Ellerindeki kağıtlara öylesine gömülmüşler ki içeriye girdiğimizi farketmediler bile. Belki de bu yazıyı okurken bundan bize ne diyorsunuz. Ama azizim bilmediğiniz bir şey var ki; ''Engellerin Son Noktası'' adlı dernekte herhangi bir maddi beklentileri olmadan -20 derece soğukta evlerinden çıkıp servisle ya da servis bulamadığı için bu yere yürüyerek gelmek zorunda kalan bu gençler engelli insanların varoluşlarını, duygularını, yaşamlarının zorluklarını ve hatta onların dünyaya bakış açılarını anlatmak için hiç bir engel tanımıyorsa sizde 10 ocak 2016 da Ağrı Kültür Ve Kongre Merkezine gelebilirsiniz.

Mehmet Selim DOĞAN



MSD